Yeme İçme 4 dk okuma
Mutfakta Ölçü ve Tartı: Tarifler Neden Tutmaz?
Bardak ve kaşık ölçüleri sabit değildir; hamur işlerinde bu fark sonucu bozar. Gram ile ölçmenin mantığı, fırın sıcaklığı ve tarifi büyütürken yapılan hatalar.
Yazar: Berrin Yalçın
Aynı tarifi iki kişi uyguladığında çoğu zaman iki farklı sonuç çıkar. Malzemeler aynıdır, adımlar aynıdır, hatta fırın bile benzerdir; yine de biri tutar, diğeri tutmaz. Bu farkın büyük bölümü pişirme ustalığından değil, ölçmeden gelir. Türk mutfağında ölçüler geleneksel olarak "su bardağı", "çay bardağı", "yemek kaşığı" gibi kap birimleriyle anlatılır. Bu birimler pratiktir ama sabit değildir ve tarifi yazan ile uygulayan arasında sessiz bir yanlış anlaşma yaratır.
Hacim ile Ağırlık Aynı Şey Değildir
Bir su bardağı un ile bir su bardağı şeker aynı hacmi kaplar ama ağırlıkları belirgin biçimde farklıdır. Dahası, aynı unun bile bardağa nasıl konduğu sonucu değiştirir. Kaşıkla dökülerek doldurulan bardak ile bardağın una daldırılıp bastırılarak doldurulması arasında hatırı sayılır bir ağırlık farkı oluşur. Hamur işlerinde bu fark doğrudan kıvama yansır: hamur ya sert ve kuru olur ya da akışkan kalır.
Bu nedenle özellikle unlu tariflerde gram cinsinden ölçmek en güvenilir yoldur. Mutfak terazisi pahalı bir alet değildir ve bir kez alıştıktan sonra bardak hesabına dönmek istemezsiniz. Kabı terazinin üzerine koyup sıfırlamak, sonra doğrudan içine tartmak hem bulaşığı azaltır hem hatayı ortadan kaldırır.
Hangi Tarifler Ölçüyü Affeder, Hangileri Affetmez?
Bütün yemekler aynı hassasiyeti istemez. Bir sebze yemeğinde soğanın biraz fazla ya da az olması sonucu bozmaz; tat ayarı pişirme sırasında yapılabilir. Buna karşılık hamur işleri, kek, ekmek ve şekerleme kimyasal bir dengeye dayanır. Un, sıvı, yağ ve kabartıcı arasındaki oran bozulduğunda telafi etme şansı yoktur, çünkü fırına giren şey artık değiştirilemez.
- Çorba, sebze yemeği, sote: ölçü esnek, tat testine göre ayarlanır.
- Pilav ve makarna: su oranı kritik, gerisi esnek.
- Kek, kurabiye, ekmek: ölçü kesin olmalı.
- Karamel, reçel, şurup: hem ölçü hem sıcaklık kesin olmalı.
Kaşık ve Bardak Kullanacaksanız Kurallar
Terazi yoksa da tutarlı sonuç almak mümkündür, yeter ki kendi ölçünüzü sabitleyin. Tek bir bardağı "tarif bardağı" olarak ayırın ve bütün tariflerde onu kullanın. Kaşıkla ölçerken tepeleme mi silme mi olduğunu her seferinde aynı şekilde uygulayın. Tarifler aksi belirtilmedikçe silme kaşık varsayar; tepeleme bir kaşık kabartma tozu ile silme bir kaşık arasında iki katına yakın fark olabilir ve bu, kekin tadını bozacak kadar büyüktür.
Sıvıları ölçerken bardağı göz hizasına getirmek gerekir. Yukarıdan bakıldığında sıvı seviyesi olduğundan az görünür ve fazla dökersiniz. Yoğurt, salça, tereyağı gibi yapışkan malzemelerde ise kaşığın içinde kalan miktar önemli bir kayıptır; spatula ile sıyırmak bu kaybı ortadan kaldırır.
Fırın Sıcaklığı da Bir Ölçüdür
Tarifler bir sıcaklık verir ama çoğu ev fırını kendi göstergesinden farklı çalışır. Bazıları belirtilenden daha sıcak, bazıları daha soğuktur; ayrıca alt ve üst bölümler arasında fark vardır. Ucuz bir fırın termometresi bu farkı bir kez ölçmenizi sağlar ve ondan sonra bütün tarifleri kendi fırınınıza göre okursunuz. Aynı şekilde fırının önceden ısıtılması bir ayrıntı değil, tarifin parçasıdır; soğuk fırına giren hamur kabarma anını kaçırır.
Sürelere Değil, İşaretlere Bakın
Tariflerdeki süreler tahmindir. "Yirmi dakika pişirin" cümlesi, yazarın kendi mutfağındaki koşullarda geçerlidir. Daha güvenilir yol, sürenin yanında verilen işaretleri takip etmektir: kenarların ayrılması, üstün altın rengi alması, kürdanın temiz çıkması, suyun tamamen çekilmesi. Süreyi bir uyarı olarak, işareti ise karar ölçütü olarak kullanmak tarifleri çok daha güvenilir hale getirir.
Tarifi Büyütmek ve Küçültmek
Bir tarifi iki katına çıkarmak, bütün rakamları ikiyle çarpmak demek değildir. Malzemeler orantılı büyür ama pişirme süresi ve kap boyutu aynı orantıyı izlemez. İki katı hamur aynı kalıba döküldüğünde daha derin olur, dışı yanarken içi çiğ kalır. Doğrusu, kalıp sayısını artırmak ya da yüzey alanı benzer daha geniş bir kap seçmektir. Tuz ve baharatta ise tam kat yerine biraz altında kalıp sonda ayarlamak daha güvenlidir.
Malzemenin Sıcaklığı Sessiz Bir Değişken
Tariflerde sıkça geçen "oda sıcaklığında yumurta" ya da "yumuşamış tereyağı" ifadeleri süs değildir. Soğuk malzeme karışıma eşit dağılmaz, yağ ile su ayrışır ve doku bozulur. Buzdolabından yeni çıkmış malzemelerle çalışılan bir kek hamuru kesilmiş görünür ve pişince yoğun kalır. Malzemeleri işe başlamadan yarım saat önce dışarı almak, hiçbir maliyeti olmayan ama sonucu belirgin biçimde düzelten bir alışkanlıktır.
Kendi Notunuzu Tutmak
En kıymetli mutfak bilgisi, kendi denemelerinizden çıkar. Bir tarifi uyguladıktan sonra kenarına iki satır not düşmek, o tarifi zamanla size ait hale getirir: "on dakika fazla sürdü", "şeker azaltılabilir", "bir kaşık daha su gerekti". Üçüncü denemede tarif artık size uyar. Ölçmenin amacı mutfağı laboratuvara çevirmek değil, aynı iyi sonucu tekrar tekrar elde edebilmektir. Doğaçlama, ancak sabit bir zeminin üzerinde keyifli olur.